SON DAKİKA

Tutkusunu Bahçesinde Sergilediği Maketle Yaşatıyor

Bu haber 05 Kasım 2020 - 15:02 'de eklendi ve 48 views kez görüntülendi.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarından (TCDD) uzun yıllar önce emekli olan Olcay Günay, yıllarca hizmet verdiği buharlı lokomotife olan tutkusunu yaşatmak için ahşaptan maket yaptı. Buharlı lokomotifler ve kazan armatürleri bölümlerinde 20 yıl çalışıp 1986’da emekli olan 73 yaşındaki Günay, İnhisar ilçesi Akköy köyündeki evinin bahçesinde hayallerinin peşinden koşuyor.

Tutkunu olduğu “kara tren”i ahşap olarak tüm bölümlerini işleyerek tasarlayan, bazı ahşap ev ve tarım aletlerinin maketlerini de yapan Günay, bunları yaklaşık bir dönümlük bahçesinde sergiliyor.

Anne ve babasını 6 yaşında veremden kaybettiğini, 16 yaşına kadar Bilecik ve Eskişehir’de yetiştirme yurtlarında büyüdüğünü kaydeden Günay, ”Antalya’nın Finike kazasındanım. Annem ve babam ile abim ben 6 yaşında iken veremden hayatını kaybetti. Fakir oldukları için bakanları olmayınca 1948 yılında Bilecik’in İlyasbey köyündeki yetiştirme yurduna getirildim. 1950 yılına kadar orada kaldım. 1951 yılında Eskişehir’in Mahmudiye ilçesindeki yetiştirme yurduna yerleştirildik. İlkokulu yetiştirme yurdunda okudum. Astsubay okuluna gitmek istedim, boyun kısa dediler. 1955 yılında Eskişehir’deki yetiştirme yurduna geldim. Ortaokulu okurken mobilya dükkanına çırak olarak gittim. 13 yaşlarında Devlet Demir Yollarında çırak okulu vardı. Orada 13 yetim çocuğu imtihana soktular. 3 kişi kazandık. 1956 yılında çırak okuluna girdim, 1960 yılında çıraklık okulunu bitirdim. İkinci sınıfa geçtiğimde o zaman buharlı lokomotifler vardı. Bizleri şubelere dağıttılar. Beni de kazan armatörü yanı buharlı kazan aksamı olan kazana armatörü olan yere çırak verdiler. Burada lokomotifin enjektörüdür, sipopudur, hava pompasıdır, bunları yapıyoruz. Bunları da kazanın üzerine monte ediyoruz. 18 yaşını doldurunca bizi yetiştirme yurdundan ayrıldım. Bir arkadaşla askere gidene kadar beraber kaldık. Askere gitmeden önce buharlı lokomotiflerin düdüklerini yapardım. Adanalı Kemal makinist, bende bin dönüm arazi var ama ben sırf şu buharlı lokomotifin düdüğünü çalmak için makinist oldum. Bana bir düdük yapacaksın, ben Adana garına girdiğim zaman düdüğün koluna asıldığımda, makinist Kemal geldi desinler. Nam yapmak istiyor.

Askerliği bitirdikten sonra tekrar armatöre geldim ve orada çalışmaya devam ettim. Armatör bölümlerinin her kısmında çalıştım, güzel tecrübe edindim. Daha sonra hava pompaları bölümüne geldim ve posta başı oldum. Orada hava pompaları tamiratı yapmaya başladım. Dizel motorlar gelince hava pompalarını kaldırdılar. 20 yıl posta başılık yaptım. Yerli ilk hava pompasını ben yaptım. 39 yaşında emekli olmaya karar verdim. Erken yaşta sigortalı olduğum için. 13 yaşında koca parçaları sırtıma alıp kazanın üstüne çıkardım. Kulaklarım ı-oradaki makine seslerinden zarar gördü. Emekli olduktan sonra ticari araç aldım. Taksicilik yaparken fakir, fukaradan para almadım. Yaşlandıktan sonra buraya yerleştim.

Çocukluğumdan beri oyuncaklar yapardım. Bir pikniğe gittiğim zaman su akıntısı gördüğüm zaman önünü açar, ufak tefek değirmen yapardım. Su sesi, şelale yapardım ağzımla, onlar benim içimde kalmış. Böyle bir aşinalığım vardı, elimden beceri gelir. Bir şeyi önce hayal edeceksin, sonra tahakkuk ettireceksin. Buranın doğallığını bozdurmadım, bir şeyler yapmak için. Taşları yukarıdan taşıdım. Her gün bir basamak yaptım. Sakarya Nehrinden rengarenk taşları taşıdım. Her seferinde bir şeyler ekledim, bir şeyler yaptım aklıma gelen. Şelale, çoban çeşmesi, su kuyusu, yel değirmeni, nostalji mağara, Mevlana, salıncaklar. Benim hayalimde olan her şeyi yapabiliyorum. Kara trenin her şeyini ben yaptım. Kara trenin aşığım ben. Emekli olduktan sonra arada İstasyona gider, onun sesini dinler, dumanını koklardım. 20 senem geçti. Verilen vazifeyi hakkıyla yapardım. 2000 yılında burayı aldım ve 20 yılda bu duruma getirdim. Hala bir şeyler yapmaya ve eklemeye devam ediyorum. Buranın havası çok güzel. Oksijen farklılığı var. Bir yerde burası topluma, insanlara doğa ile yaşamak, bir şeyler yapmak, kendini ona vermek hem sıhhatleri bakımından hem de çevreleri bakımından çok güzel bir şey.78 yaşındayım, daha hale bunları yapmakla ve zevkle uğraşıyorum. Herkes sanatının, hizmetinin unutmaması lazım.” ifadelerini kullandı.

– Evinin bahçesi nostaljik müze gibi

Günay, Sakarya Nehri kıyısından ve çevredeki arazilerden topladığı rengarenk taşlarla, engebeli olan bahçesine merdiven ve yürüme alanları yaptığını söyledi. Semazen, şelale, çoban çeşmesi, su kuyusu, yel değirmeni, nostaljik mağara ve salıncaklarla bahçesini süslediğini anlatan Günay, şunları aktardı:

“Hayalimde olan her şeyi yapabiliyorum. Kara trenin her şeyini ben yaptım. Kara trenin aşığıyım, kara tren benim her şeyim. Çocukluğumda oyuncak yapmayı severdim. Yetiştirme yurdunda kaldığım zamanlarda pikniğe giderdik, bir su akıntısı görsem hemen önünü açar, ufak tefek değirmen yapardım. Ağzımla su ve şelale sesi çıkartırdım. Onlar benim içimde bir ukde kalmış. Emekli olduktan sonra arada istasyona gider, onun sesini dinler, dumanını koklarım. 20 senem geçti. Verilen vazifeyi hakkıyla yapardım.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz